BLOG:raraavis0 yorum var - 02 Ekim 2008 12:21Haber: Bir yüzücü 350 Tonluk gemiyi çeker. Haber : Mahkumlar tünel kazarak kaçar... Haber : Bir okul müdürü cinsel tacizle suçlanır... Haber : Harika Avcı kürtaj yaptırmıştır. Alparslan Türkeş'in cenaze töreninin olduğu gün sevgili Reha Muhtar Show Haber'de şöyle konuşur: Reha Muhtar karısını boğarak öldüren adamı programına çıkarıyor. İlk sözü: Haber: Cenk Koray'ın oğlu DEMİR CAMA(!) kafa atar ve vefat eder... Reha Muhtar anlamakta bazen güçlük çeker: Reha Muhtar, canlı yayında Şerafettin Bey'le konuşuyor. Araya söz konusu film giriyor. Bir muhabir kapıyı kırıp Şerafettin'in evine giriyor ve kibarca, Yine Reha Muhtar geliyor görüntüye: R.M. : -Sayın Hamdi Bey iyi akşamlar efendim. Sizin adınız Hamdi midir, efendim? Efenim, bir gün daha böyle geçti, efenim. 3 yorum var - 24 Nisan 2008 22:38Gidiyor musun diye sorma bana. Gönderen sensin. Ne terk etmeyi istedim seni, ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi. Senin kadar öfkeliyim ben de, senin kadar endişeli... Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana, ama inandıramadım seni. Sen sorgularken beni kafanda, ben gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla. Bir tek sözün bağlardı beni sana, oysa sen hep susmanın koynunda.. Aşkın içine bir kez girdi mi kuşu, teslim alır bedenleri de. Sütten çıkmış at kaşık değildim ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza. Ah bu sorular... Yaşamak varken sevdayı delice, niye boğarız sorularla? Nasıl ikna edebilirdim seni? Ben "aşk" dedikçe sen "hayır" dedin. Zaten az konuşan sen, olumsuz ne kadar sözcük varsa bulup çıkardın ortaya. Ben bir şey diyemedim. Ne kadar zarar vermişim sana meğer... Nasıl değiştirmişim seni... Oysa hiç böyle düşünmemiştim. Kimseye zarar vermek istemem ben. Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem. Ama öyle oldu işte... Demek ki gitmelerin zamanı geldi şimdi. Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı. "Rahat değilim" diyordun ya, rahat ol artık. Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı. Tedirginliğinin sebebi be kalktı ortadan. Gidişim yürekten değil, zorunluluktan. Sanma bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım. Sanma ki benden sakladığın dülüşlerini yalancı yüzlerde ararım. Seni de götürürüm yüreğimde. Yokluğunu taşırım. Bulup bulup kaybettim seni.. Ne yazık ki toz-duman edemedim kuşkularını, ne yazık ki kalamadın bana. Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde. Kokladıkça bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın. |